Olağan Tutuklular

2016 - cizim - olagan tutuklular (Y)Hepimiz bir ödül istiyoruz. Bir şey yapmasak da, hak etmesek de bir ödül veya ödüllendirilmek istiyoruz. Somut bir obje bir ödül olabildiği gibi, çayın yanında açık havada yemek üstü yakılmış bir sigara da, borcunu bir yıl boyunca ödeseniz dahi yedi gün kendinizi kral gibi hissetmenizi sağlayacak bir her şey dahil otel tatili de veya beş tane sığır arkadaşla salonun her tarafını hunharca kirletircesine maç keyfi de bir ödül olabilir. Ödül için genellikle bir sebep gerekse de sebepsizce de ödül sahibi olunabilir hatta ödüller karşılıklı bir anlaşma çerçevesinde de kazanılabilir. Bu durumda mutual anlaşmanızı ödülle taçlandırmış olursunuz. Okumaya devam et

Reklamlar

Libya 630 Mil

libya2011 yılı kışında Libya’da herkesin haberdar olduğu ve aynı zamanda bihaber olduğu bir iç savaş vardı. Bir direniş, bir diktatör, petrol rezervi açısından dünya dokuzuncusu bir ülke ve masum insanlar bu savaşın baş rolündeydi. Bir anda internet ortamında alevlenen başkaldırı ve devamında gelen katliamların ortasında uzun süre sömürgeci devletlerden ve diktatöründen çeken bir halk hayatta kalma mücadelesini verdi. Bu mücadelede anneler vardı, çocuklar vardı, direnişçi askerler vardı. İç savaşın en yoğun olduğu bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti yaralıların tedavisini yapmak için Libya’ya bir feribot gönderdi. Tatil gezileri yapan bu feribot 2 günde yüzer hastane yapılmaya çalışılacak ve Libya’dan belli miktarda hastayı Türkiye’ye getirecekti. Ancak savaş anında hiçbir şey planlandığı gibi gitmeyecektir.

Bir doktorun kamerasından yaralı kurtarma operasyonuna ve savaşa amatörce bir realizm ile bakış… Buradan izleyebilirsiniz.

Fiat Doblo

dobloİstanbul trafiğinde kimse kendini güvenli hissedemez. Özellikle yoğun bir yerleşim yerinden yine yoğun bir iş merkezine gidiyorsanız… Kırk yaş üstü teyzelerin kullandığı SUV’lar ani fren yaparlar mesela. O pahalı araçlara çarpmamak için göz, sol ayak ve sağ elinizin beyinde koordinasyonunu sağlayan bölge felç olur. Kravatsız takım elbiseli adamların kullandığı genelde siyah olan üst segment araçlar ise aniden sinyal vererek önünüze çıkar. Sinyal verirler çünkü bunun bir anlamı vardır: “Bak, benim araç pahalı. Sinyal de veriyorum. Geçmeye çalışırsan oyarım!” Okumaya devam et

Da Sistam!

Çok eski zamanlarda Avuoblar adında bir millet varmış. Temel yaşamları avlanmak ve başka hiçbir şey yapmamaktan ibaretmiş. Onlar gibi olan eski milletler okyanusları aşıp diğer kıtalara geçmişken, Avuoblar bulundukları yerin bir yarımada mı yoksa bir dağ mı olduğundan dahi bihaberlermiş. Dediğim gibi sadece avlanmak konusunda çok iyilermiş. Ya bu mış miş ekleri beni yormaya başladı, izninizle di’li geçmiş zamana geçiyorum, saygılar. Okumaya devam et

Dezenfeksiyon

Haberlerde görürsünüz bazen arada çıkar, çöp evler… Bir evin nasıl belli bir zaman içinde çöp ev haline geldiğini hep merak etmiştim. Etmiştim diyorum çünkü lise ve ortaokul yıllarına denk gelir her şeyi merak etme dönemim. O yıllarda sadece merak vardı, sonra meraklar icraatlara dönüştü ve “kediyi merak öldürür” misali durumlar oluştu. Sahi o evler nasıl oluşuyor? Bizim dışımızdaki toplumlarda var mıdır acaba böyle çöp evler? Tarih hocam eski insanları anlatırken, “Onlar savaş gördükleri için sağda solda gördükler irili ufaklı her türlü işe yarayabilecek şeyleri değerlendirmesini bilirler. Bir yerde iplik görseler hemen bir kağıt parçasına sarıp bir kenara kaldırırlar.” derdi. Okumaya devam et

Çukurca

Sorma, üzgünüm ve sıkkınım. Ama kızgın değilim. Aslında biraz da kızgınım, sadece kızgınlığım bize, bizimkilere, duyarlılara, kurdelecilere… Salon halısının kenarındaki şeritte kaç kez tur attığımı hatırlamıyorum. Annem neyin var diyor, söylüyorum, bırak onu politikacılar düşünsün diyor, kızamıyorum. Beni kaç kişi anlar bilemiyorum ama yine de yazarak kendimi ifade edebileceğimi ve birkaç kişinin dikkatini çekebileceğimi umuyorum. Okumaya devam et

DEStur hocam!

“Gebelikte Dietilstilbestrol maruziyeti” ne kadar ayıp ve fütursuzca kullanılan bir kalıp. Sanki gebeler bir sanayi devinin gıda ürünlerini kullanmışlar veya civardaki bir fabrikadan zehirlenmişler de bu “maruz kalma” durumu gerçekleşmiş. Sağlıkta
hatayı kabul etmemek bir gereklilik mi? Vermişin işte ilacı yıllarca kadınlara, zehirlemişsin. Bari ilaçtan bahsederken “maruz kalma” kelimesini kullanma değil mi? Okumaya devam et

Bla

Çocukların soyutlama becerisinin 8 yaşına kadar gelişmediğini öğrenmiştik. Az önce parmaklarımı kanata kanata tırnak keserken ve kendimce zahmetli bir manikür işiyle uğraşırken aklıma gelen şey tam olarak bununla alakalı idi. Okumaya devam et