DEStur hocam!

“Gebelikte Dietilstilbestrol maruziyeti” ne kadar ayıp ve fütursuzca kullanılan bir kalıp. Sanki gebeler bir sanayi devinin gıda ürünlerini kullanmışlar veya civardaki bir fabrikadan zehirlenmişler de bu “maruz kalma” durumu gerçekleşmiş. Sağlıkta
hatayı kabul etmemek bir gereklilik mi? Vermişin işte ilacı yıllarca kadınlara, zehirlemişsin. Bari ilaçtan bahsederken “maruz kalma” kelimesini kullanma değil mi?

Meslektaşlarımda bir çok kez gördüğüm “ben bilirim” ve “burada bir hata yok, böyle olması gerekiyordu” tavırları hep beni rahatsız etmiştir. Bilmediğimiz konu olamaz mı? Hata yapamaz mıyız? Şahsen ikisini de çok kez yaptım. Bir gün Acil Servise gelen bir hasta yakını bebeğini koydu sedyeye. “Ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çok ağlıyor.” dedi. Ben de pek anlamasam da bebeğe rutin bir muayene yaptım. Bir kaç organ ve sistemi değerlendirdikten sonra hasta yakınına dönüp “Valla beyefendi ben muayenede bir bulgu bulamadım. Yapabileceğim bir şey kalmadı” dedim. Allahtan hasta yakını anlayışlı çıktı, çünkü genelde bu cevaba hasta yakınları “Amaan ne biçim de doktor, bir şey bulamadı” kinayesi içeren bir karşılık vererek ayrılır. Ancak hasta yakını “Tamam doktor bey, biz de bir anormallik olmadığını anlamak için size getirdik. Şimdi rahatladık, teşekkür ederiz.” dedi. Mutlu oldum, yüzümün ender gülümseyebildiği mekanda.

DES denen maddeyi biz verdiysek o gebelere, bununla yaşayabilmeli, o ölçüde cümleler kurabilmeliyiz. Tıpta suçu başkasına atmak, “Diğer doktor sizi yanlış tedavi etmiş” demek, asistanken oluşan durumu kıdemli asistana yıkarak aradan sıyrılmak, elinizdeki ciddi bir hastayı saatlerce işin uzmanına teslim edememek oldukça olağan şeylerdir. Bu mesleğe kutsal diyebiliyorsa insanlar, mesleği icra edenlerde de haysiyet olmalı diye düşünüyorum. Cümle şöyle olmalıydı “Gebelikte DES verilmiş hastanın…”, evet böyle olmalı cümle.

10.08.2011

Reklamlar