14 Mart’ta Cebinde 5 Kuruş Olmayan Doktor

doktorBugün bizim bayramımızmış diyorlar. Küçüklüğümden beri yaşadığım bayramlara bakıyorum, büyüklerimin ellerinden öperim, harçlık alırım. Coşkulu, neşeli, heyecanlı geçer. Ancak bugün öyle bir gün değil. 14 Mart Tıp Bayramı… Bugünün benim için ne tıpla bir alakası var, ne de bir bayramla.

2003 yılında girdiğim ÖSS sınavıyla başladım bu yolculuğa. O zaman aldığım puan aklımdaki meslek olan mimarlık için Türkiye’nin en iyi fakültesinden 20 puan yukarıdaydı. Belki puan israfı olur diye, belki iş bulmada güçlük çekmem diye, belki de babamın gazıyla aklımda olmayan ancak ileriki yıllarda hep kalbimde olacak olan mesleği, tıbbı seçtim. Hep kalbimde olacak diyorum, çünkü bence bu meslek dünya üzerinde herhangi bir maddi kazançla karşılık getirmeyecek kadar kutsal ve kanımca sadece hobi olarak yapılması gerekiyor. Zengin aristokratlar tarafından yapıldığı dönemlerde belki de tam manası ile hakkı veriliyordu. Ancak şimdi aklında mimarlık olan bir öğrencinin fikir değiştirmesiyle bile yapılabiliyor. Ben bu fikir değişikliğinde şanslıydım. Çünkü tıpla görücü usulü başlayan evliliğimde onu gerçekten çok sevdim.

14 Mart sağlık sektörü çalışanları için bayram ilan edilmiş ancak bu bayram benim gördüğüm ve sizlerin de Cem Yılmaz gösterilerinden öğrendiğiniz üzere gece eğlenmek ve dertleri unutmak üzerine. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yüzüne gözüne “dayak yemiş” makyajı yapan medyatikler belki bugün de bir benzerini bizim için yaparlar diye düşündüm. Sadece düşündüm. Yahu bizim için yüzünü boyayacak insanı da geçtim belki bizim için küçük ama iyi bir gelişme olur diye bekledim, ancak bugünün sonuna yaklaştığımız şu saatte hala bir sürpriz yok.

Bugün 14 Mart, cebimde ve banka hesabımda gerçekten 1 kuruş varlığım yok. Bizim gibi memurlar için ayın son günü ondördüncü gündür. Yarın maaşımız hesaba yatacak, hatta bir kaç saat sonra. Ama şu gerçek değişmiyor; 14 Mart Tıp Bayramı’nda meteliksizim. Bu nasıl bayram ki cep harçlığıyla bile sevinemiyorum. Bu nasıl bayram ki idealler uğruna, insanlık uğruna yaptığımız şeylere rağmen “göt” gibi ortada kalmışız. Bu nasıl bir bayram ki ülkenin dört bir yanında meslektaşlarımın hayatına kast ediliyor. Bu nasıl bir bayram ki hizmet sektörü gibi bir sektörde şehit verebiliyoruz.

Şu anda utancımdan, sinirimden, adaletsizlikten ağlıyorum. Utanıyorum çünkü söylediğim gibi hastalarımın bir gülümsemesine, bir duasına, iyileşme adına ufak da olsa bir gelişme göstermesine hiç bir şeyi değişmeyecek halde iken bugün gelecek ayın 14′ünde ne yapacağımı düşünüyorum. Ben maddi kazanç düşünecek haldeysem bu mesleği zaten hak etmiyorum, bundan dolayı utanıyorum. Hem kendi adıma, hem de hekimine bu şartları layık gören devletim adına utanıyorum. Sinirliyim çünkü “Sağlık Reformu” adına yapılan her şey bizler için bir önceki günleri aratır durumda. Geçen ay arabamın arka balataları değişti ve Sağlık Bakanlığı’nın fiyat listesine göre “Kıl Dönmesi” işlemine eş değer para aldılar. Sağlığın bu kadar ucuz, bu kadar önemsiz, bu kadar kalitesiz olmasına sinirliyim. Ve üzgünüm.

14 Mart benim için bir bayram günü değil, yas günü.

14.03.2014 23:25

Reklamlar