Libya 630 Mil (2013)

libyaUzun bir süredir sinema ürünü çıkaramıyordum. İlk defa gerçek manada belgesel hazırlamanın yorgunluğunu ve hazzını yaşıyorum. Arnavutköy Devlet Hastanesi’nde pratisyen hekim olarak çalıştığım 2011 yılında Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri’ne katılarak görev beklemeye koyuldum. Pratisyen hekim olarak Acil Servis’te görev alıyordum. UMKE’de ise doğal afet, savaş gibi sağlık personelinin yoğun olarak ihtiyaç duyulduğu yerlere destek timi oluşturuyorduk. 2011 yılının kışında Libya’da patlak veren iç savaş ve bu savaşın etkileri ülkemizin duruma müdahil olmasına neden oldu. Türkiye Cumhuriyeti türk silahlı kuvvetleri, dış işleri bakanlığı, sağlık bakanlığı koordineli çalışmalarıyla o dönemde yaralı transferleri yaparak bölgedeki insanların normal şartlar altında tedavisini sağlamasını hedefledi. Ben bu süreçte ikinci kez Libya’ya yaralı kurtarmaya giden feribot timinin içinde yer alıyordum. Bu seferde turizm gemisi olarak kullanılan Ankara Feribotu yolculuk esnasında yüzer bir hastaneye dönüştürülecekti. Yaralı taşınması ardından tekrar Türkiye’ye dönecektik. Ancak savaş ortamında planlanan ile vuku bulan bir olamadı. Tüm bu süreci eski bir el kamerası ile kaydettim, belki bir işe yarar, belki bir video hazırlarım diye. Gittiğimizde harap olmuş ülkeyi ve perişan yaralıları görünce bu belgeseli çekmeliyim dedim. Beraber gittiğimiz sağlık timine de bunu yapacağım diye söz verdim. Tıbbi kariyerimde boşluk bulduğum bir anda hem senaryoyu, hem de kurguyu planladım. Elime ilk kalemi aldığımdan belgeseli tamamladığım zamana kadar yaklaşık 9 ay geçti. Bu kadar uzun sürede, tek başıma hiç bir işte uğraşmamıştım. Ve ilk defa 50 dakikalık bir şey çıkardım. Sadece sıra dışı bir deniz yolculuğunu insanlara anlatmak istedim.

Bize küçükken dedelerimiz, ninelerimiz “siz hiç savaş, yokluk görmediniz” derlerdi, yine görmedim ama görev boyunca buna şahit oldum.

Reklamlar